22Şimdi bile, Tanrıdan ne dilersen Tanrının onu sana vereceğini biliyorum."
23İsa, "Kardeşin dirilecektir" dedi.
24Marta, "Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum" dedi.
25İsa ona, "Diriliş ve yaşam Benim" dedi. "Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır.
26Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?"
27Marta, "Evet, ya Rab" dedi. "Senin, dünyaya gelecek olan Tanrının Oğlu Mesih olduğuna iman ettim."
28Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. "Öğretmen burada, seni çağırıyor" dedi.
29Meryem bunu işitince hemen kalkıp İsanın yanına gitti.
30İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.
31Meryemle birlikte evde bulunan ve kendisini teselli eden Yahudiler, onun hızla kalkıp dışarı çıktığını gördüler. Ağlamak için mezara gittiğini sanarak onu izlediler.
32Meryem İsanın bulunduğu yere vardı. Onu görünce ayaklarına kapanarak, "Ya Rab" dedi, "Burada olsaydın, kardeşim ölmezdi."
33Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.
34"Onu nereye koydunuz?" diye sordu. Ona, "Ya Rab, gel gör" dediler.
Yuhanna 11:35 - İsa ağladı.
35İsa ağladı.
36Yahudiler, "Bakın, onu ne kadar seviyormuş!" dediler.
37Ama içlerinden bazıları, "Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?" dediler.
38İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.
39İsa, "Taşı çekin!" dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, "Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu" dedi.
41Bunun üzerine taşı çektiler. İsa gözlerini gökyüzüne kaldırarak şöyle dedi: "Baba, beni işittiğin için sana şükrediyorum.
42Beni her zaman işittiğini biliyordum. Ama bunu, çevrede duran halk için, beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim."
Yuhanna 11:43 - Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, "Lazar, dışarı çık!" diye bağırdı.
43Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, "Lazar, dışarı çık!" diye bağırdı.
44Ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak dışarı çıktı. İsa oradakilere, "Onu çözün, bırakın gitsin" dedi.
45O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.
46Ama içlerinden bazıları Ferisilere giderek İsanın yaptıklarını onlara bildirdiler.
47Bunun üzerine başkâhinler ve Ferisiler, Yüksek Kurulu toplayıp dediler ki, "Ne yapacağız? Bu adam birçok doğaüstü belirti gerçekleştiriyor.
48Böyle devam etmesine izin verirsek, herkes Ona iman edecek. Romalılar da gelip kutsal yerimizi ve ulusumuzu ortadan kaldıracaklar."
49İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, "Hiçbir şey bilmiyorsunuz" dedi.
50"Bütün ulus yok olacağına, halk uğruna bir tek adamın ölmesi sizin için daha uygun. Bunu anlamıyor musunuz?"
51Bunu kendiliğinden söylemiyordu. O yılın başkâhini olarak İsanın, ulusun uğruna, ve yalnız ulusun uğruna değil, Tanrının dağılmış çocuklarını toplayıp birleştirmek için de öleceğine ilişkin peygamberlikte bulunuyordu.
53Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.
54Bu yüzden İsa artık Yahudiler arasında açıkça dolaşmaz oldu. Oradan ayrılarak çöle yakın bir yere, Efrayim denilen kente gitti. Öğrencileriyle birlikte orada kaldı.
55Yahudilerin Fısıh Bayramı yakındı. Taşradakilerin birçoğu bayramdan önce arınmak için Yeruşalime gitti.
56Orada İsayı arayıp durdular. Tapınaktayken birbirlerine, "Ne dersiniz, bayrama hiç gelmeyecek mi?" diye soruyorlardı.
57Başkâhinlerle Ferisiler O'nu yakalayabilmek için, yerini bilenlerin haber vermesini buyurmuşlardı.